AT SAHİBİ LEVENT SARIKAYA RÖPÖRTAJI

LEVENT SARIKAYA KİMDİR ? YARIŞ SEVERLERİMİZE KENDİNİZİ TANITIMIRISINIZ ? VE ATÇILIĞA NASIL BAŞLADINIZ?

1972 Ankara doğumluyum. Orta okul ve liseyi Avusturya Lisesinde tamamladıktan sonra Sistem Mühendisliği okudum. Sonra da işletme masteri yaptım. Babam ve rahmetli amcam atçılığa 1959 yılında başlamışlar dolayısıyla atçılığın içine doğdum desem yanlış olmaz. Çocukluğumdan en eski hatırladıklarım çoğunlukla atlarla ilgili. İlk hatırladığım atımız Yamaha idi. 19 yaşımdan itibaren de ailemden ayrı olarak kendi atlarım olmaya başladı. İlk atım Fatih Türeray ile ortak olduğum Sweet Surrender idi. Hediye olarak vermek istemişti Fatih Abi. Atçılıkta hediye olmaz diyerek biriktirdiğim harçlıklarımda 1.5 yılda cüzzi bir miktar ödeyerek ortak oldum :). Sweet Surrender Elevatonun 2. annesidir. Daha sonra zamanla imkanlarım arttıkça da kendi ekürimi kurdum

 

 

 

 

 

YURTDIŞINDA DA ATÇILIK YAPIYOR MUSUNUZ? YADA DÜŞÜNÜYORMUSUNUZ ?

Yurt dışında uzun yıllar yetiştiricilik ve at sahipliği yaptım. Almanya, Fransa ve Amerika’da hem yetiştirdim hem de koştum. İngiltere ve İrlanda da sadece yetiştiricilik yaptım. Fransa’da Yetiştirdiğim ROYAL HONOR düz yarışlarda listed plase, atlamalı ( jump) yarışlarda da Grup 1 Prix de Cambeceres galibi. Şampiyon 3lü atlama atıydı. Annesini de gebe olarak satmıştım. Çektiğim Zieten isimli aygırdan doğan tay da Grup 3 kazandı. Fransa’da da sahibi olduğum Kemaliste, Preveza ve Marmaris güzel yarışlar yaptılar.

 

 

 

 

 

ATLARINIZIN DURUMUNDAN MEMNUN MUSUNUZ?

Bu sene çok sakatlık yaşadık. İyi bir sene geçirmiyor eküri. Fakat atçılığın doğasında olabilen şeyler bunlar. Bu nedenle 2 yaşlılarımızı geriye alıp ağırdan alıyoruz. bu fırtına geçsin diye beklemek diyebiliriz. İstanbul’da 26 yıldır Sebati Duman (ilk atımdan beri), Ankara’da da 15 yıldır Asım Dutal ile çalışıyorum. Bu açıdan Türkiye deki en şanslı ats ahiplerinden biriyim. Kötüden çok daha fazla iyi yıllar geçirdik. Taylarımızdan 2-3 tane parlak tay olduğunu düşünüyorum

 

 

 

 

 

 

 

BİR ÇOK ATINIZ OLDU AMA SİZDE ÖZEL YERİ OLAN BİR ATINIZ VAR MI ?

Özel atlara gelirsek UĞUR TAY’ı kategori dışında bırakmak gerek. O benim için hiçbir atla karşılaştırılamaz. Yeri bambaşka.

 

O yüzden bu soruya BALLIKAYA demem gerek. Ballı kaya ilk yarışını kazandıktan sonra bir kaza geçirdi ve yıkıldı. bir omuru kırıldı. Yaklaşık 1 yıl sonra iyileşti ama tam iyileşemedi. Bir tarafı düşük ve omurgası hafif eğri kaldı ama buna rağmen 2 tane Grup 1 kazandı. Ben böyle bir arızadan sonra geri gelip Grup 1 kazanan at Türkiye de değil Dünyada bile duymadım. Bu kaza olmasa efsanevi atlardan biri olabilirdi diye düşünüyorum. Kura Ailesinin yetiştirmesi olan HAYRİ BABA da çok özel bir attı. Big Romance, Binbir Umut, Sweet Brew ve Subira da özel atlardı. Aslında çoğu atımla bir bağım oluşur ama bunlarla ortalamanın üzerindeydi demem daha doğru olur.

 

 

 

 

 

 

TÜRK ANTRENÖRLER VE JOKEYLERİ DÜNYA ÜLKELERİYLE KIYASLADIĞIMIZDA BİZ NEREDEYİZ?

Bence antrenörlük ve jokeylik herşey den önce bir kabiliyet, bir his meselesidir. Türkiye de de çok sayıda olmasa da bu özelliklere sahip antrenör ve jokeyler var Ama tabi eğitim ve alt yapı bu kabiliyeti üst seviyelere taşımak için çok önemli. bu konuda çok zayıf olduğumuz tartışılmaz.

 

 

 

 

TÜRK ATÇILIĞININ EN BÜYÜK SORUNU NEDİR SİZCE?

Türk atçılığının en büyük sorunu diye bir maddeyi öne çıkarmak çok zor çünkü bir çok konuda çok eksiğiz. Ama illa bir şey seçmem gerekirse ”kafa yapısı ” derim. Sektörün her kesiminde popülist, fazla yatırım veya emek harcamadan kolayına kaçma eğilimi çok yüksek. At sahibinden, yetiştiriciye, antrenöre, jokeye, seyise, yöneticilere kadar kahvehane de doğruları konuşsak da uygulamada popülizme ve şahsi çıkara hemen teslim olduğumuzu düşünüyorum. Toplumumuzun genel zaafları camiamız için de geçerli. Gerekeni ( zorluklarla dolu olsa da) değil kolayını tercih ediyoruz.

 

 

 

 

 

CAMİADA DANIŞTIĞINIZ HERHANGİ BİR ATÇI VAR MI?

Camiada danıştığım atçılar var. konusuna göre değişik kişilerle tartışıp, fikirlerini alırım. Eskiden bu konuda çok şanslıydım. 4 muazzam atçı vardı devamlı bir şeyler öğrendiğim. Cemal Kura, Sadık Eliyeşil, Özdemir Atman ve Fatih Türeray. Benden çok çok daha bilgili ve akıllı insanlarla vakit geçirmek, onlardan öğrenmek çok büyük bir şanstı. Ama bugün de konusuna göre danıştığım insanlar var. Cüneyt Çalıcıoğlu, Hülya Hartoka ve yurtdışında birkaç arkadaşım akıl aldığım insanlar. Antrenörlerim Sebati Duman ve Asım Dutal da tabi ki her gün danıştığım insanlar.

 

 

 

 

 

TAYLARINIZDAN  UMUTLU OLDUKLARINIZ HANGİLERİ?

Dediğim gibi bu sene iyi bir jenerasyonum olduğuna inanıyorum. Ama şu an isim vermesem daha iyi 🙂

 

 

 

 

 

JOKEY SEÇİMLERİ YA DA KISRAK EŞLEŞTİRMELERİ GİBİ KONULARA MÜDAHELE EDİYOR MUSUNUZ?

Kısrak eşleştirme konusunda kararı tamamen ben veririm. Çocukluğumdan beri en çok ilgilendiğim kısım budur zaten. Birkaç yakın arkadaşımın da kararlarında etkili olurum. Jokey konusunu da aramızda tartışırız, genelde de ortak karar alırız

 

 

 

 

 

 

ATÇILIKTA HEDEFİNİZ NEDİR?

Atçılıkta yerel hedefim tabi ki Gazi Koşusu ve aynı zaman da kendi kısrak familyalarımı ve aygırlarımı oluşturmak. Onun dışında birkaç yıl içinde tekrar Avrupa da yetiştiriciliğe başlamayı hedefliyorum ama bu sefer biraz daha ciddi bir ölçekte yapmak istiyorum.